Ana içeriğe atla

ALLAH RESÛLÜ VE ASHÂBINDAN MİZAH VE ŞAKALAŞMA ÖRNEKLERİ


Allah Resûlünün Şaka ve Espri Anlayışı 

Ebû Hureyre anlatıyor: Bir defasında sahâbiler Resûlullah'a: "Ey Allah'ın Resûlü, sen bizimle şakalaşıyorsun!” dediler. Resûlullah, "Şaka bile yapsam ben sadece gerçeği söylerim!” buyurdu. 

Allah Resûlünün, Bir Adamla Şakalaşması 
Enes b. Malik anlatıyor: Bir adam, Allah Resûlüne geldi ve onu devesine bindirmek istedi. Allah Resûlü adama: "Biz de, seni devenin yavrusuna bindirelim.” dedi. Adam: "Ey Allah'ın Rasûlü, devenin yavrusuna nasıl bineceğim?” deyince, Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Bütün develeri dişi deve doğurmaz mı?" 

Resûlü Ekrem'in Yaşlı Bir Kadınla Şakalaşması Hz. Hasan anlatıyor: Yaşlı bir kadın, Rasûlullah'a geldi ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın Rcsûlü! Allah'a, beni cennetine koyması için dua et.” Allah Rasûlü: "Ey filânın annesi, yaşlı hanımlar cennete giremeyecekler.” dedi. Kadın, arkasına döndü ve ağlayarak gitti. Allah Rasûlü, "O kadına haber verin ve deyin ki 'İhtiyar olduğun hâlde cennete giremeyeceksin!' Zira, Allah Teâlâ: 'Böylece onları, ashâb-ı yemîn için bâkire kızlar, kocalarına âşık yaşıtlar kıldık.' (Vâkıa, 56/3638) buyurmuştur.” dedi. (Heysemi, Mecmu 'z-Zevaid 10/776)

SAHÂBİLERİN ŞAKALARI 
Avf b. Mâlik'in, Peygamberimizle Şakalaşması Avf b. Mâlik el-Eşcaî (radıyallahu anın) anlatıyor: Tebûk Savaşı'nda Resûlullah'ın yanına gittim. Rasûlullah, deriden yapılmış küçük bir çadırın içindeydi. Selam verdim, selamımı aldı ve: ''İçeri gir!” buyurdu. Çadır küçük olduğu için: "Yâ Rcsûlallah, bütün bedenimle mi gireyim?” dedim. "Bütün bedeninle gir!” buyurdu. Ben de girdim. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Peygamberliğinin İspatı: Bilim, Ayet, Hadis ve Manevi Miras

Giriş Peygamberlik, insanlık tarihinin en derin manevi ve entelektüel meselelerinden biridir. İslam’da Hz. Muhammed (s.a.v.), son peygamber olarak, Allah’ın vahyini insanlığa ulaştıran eşsiz bir rehberdir. Onun peygamberliği, yalnızca inanç değil, aynı zamanda akıl, tarih ve bilimle desteklenen bir hakikattir. Bu makale, Hz. Muhammed’in peygamberliğini bilimsel, tarihsel, edebi ve manevi boyutlarıyla ele alarak, akla ve kalbe hitap eden bir ispat sunmayı amaçlamaktadır. Kur’an-ı Kerim’in mucizevi özellikleri, Hz. Muhammed’in ahlaki örnekliği, hadislerin tarihsel güvenilirliği, mucizeler ve İslam’ın medeniyetlere etkisi, bu hakikatin somut kanıtlarıdır. Ayrıca, şeytanın vesveselerine karşı imanın gücü ve cennet hayali, bu ispatı manevi bir derinlikle zenginleştirir. Tarihsel Bağlam: 7. Yüzyıl Arabistan’ı Hz. Muhammed (s.a.v.), 570 yılında Mekke’de doğdu. O dönemde Arap Yarımadası,...

HALİFELİĞİN KAYIP HALKASI: ABDULLAH BİN ZÜBEYR

                                                                                               GÜLSÜM AÇAN  İslam Tarihi’nde Abdullah b. Zübeyr doğumundan vefatına kadar geçen sürede birçok önemli olayda aktif rol oynamıştır. Müslümanlar Medine’ye göç ettikleri zaman Yahudiler Müslümanlar’a büyü yaptıklarını ve artık çocukları olmayacağı şeklinde söylentileri yayınca Müslümanlar bu durumdan oldukça üzüntü duydular. Medine’de Hicretten sonra ilk Abdullah b. Zübeyr’in doğumu Müslümanlar açısından büyük bir mutluluk oluşturdu ve adı bizzat Rasulullah tarafından konuldu. Küçük yaşlarda babası Zübeyr b. Avvam ile birlikte Suriye’nin fethine ve 634 yılında Yermük Savaş’ına bizzat katıldı....

ÖLÜMDEN SONRA TEKRAR DİRİLMEK

Ebedi hayat olan ahiret hayatını yaşamak için insanın, öldükten sonra tekrar dirilmesi gerekir. Kuran-ı Kerim'de bu husus hakkında varid olan ayetler muvacehesinde tekrar dirilme muhakkak olacaktır. Buna inanmayan mü'min olmaz.  İmanın şartlarından biri de, öldükten sonra tekrar dirilmeye inanmaktır. Öldükten sonra tekrar dirilmeye (Ba'su badel mevte), Allah-u Teala'nın, inayeti ilahiyesini tekmil için luzüm vardır. Bu da ahiret gününe iman etmeye icap ettirir. Ahiret gününe iman etmek, Allah'a iman etmek demektir. Ahiret gününe inanmayan Allah'a da inanmamış ve Allah'ın gönderdiği Peygamberi tasdik etmemiş olur.  Ahiret günü İsrafil (AS)'ın su'ra birinci defa üflemesinden, ikinci defa üflemesine ve ondan sonra cennet ehlinin cennete, cehennem ehlinin de cehenneme girmesine kadar geçen zamandır. Veyahut, nefha-i saniye (ikinci üfleme) den başlayarak sonsuz olarak devam edip giden zamandan ibarettir. Birinci ve ikinci defa su'ra üflemesinin arasın...